ISI YALITIMI

Isı, doğal olarak yüksek sıcaklıktan, düşük sıcaklığa doğru direncin en az olduğu yol boyunca akar. Yüksek sıcaklık bölgesinden, düşük sıcaklık bölgesine bir sıcaklık gradyeni oluşur. Isı yalıtımı, sıcaklık gradyeni içinden olan ısı akışını düşürerek, sıcaklık gradyenini korur.

Isı Yalıtım İhtiyacının Nedenleri

Tüm yapılar standartlar doğrultusunda doğru uygulama ile yalıtıldığında:

* Yüksek enerji verimliliği neticesinde tasarruf artarken çevre kirliliği azalmaktadır.

* Yalıtım işlemi doğru bir şekilde uygulanmışsa ek bir bakım ve koruma önlemi gerektirmez, kalıcıdır.

* Konforu arttırır. Bina boyunca, sıcaklık dağılımı daha homojen olur.

* Yalıtım ile ısınma ve soğutma için daha az enerji kullanımının bir sonucu olarak daha az atık gaz çıkışı ve daha az çevre kirliliği demektir.

* Bina kabuğunu ısı değişimlerine bağlı çatlaklardan korur.

* Bina kabuğunu yoğuşmanın negatif etkilerinden ve korozyondan korur.

* Diğer yalıtım malzemelerinden daha az kalınlıkta kullanılabilir.

* Yüksek basma mukavemeti sayesinde yürünebilen zeminlerde ve çatılarda pratik detay çözümlerine imkan verir.

* İç duvar yalıtımında uygun buhar difüzyon direnci sayesinde buhar kesici gerektirmez.

* Hafiftir ve kolay işlenebilir.

Kötü yalıtılmış ve havalandırılmayan binalarda;
Kış aylarında, taban altı ve tavan aralarında çiğlenme ve donmuş yüzeyler oluşur.
Yaz aylarında, tavan arası son derece sıcak ve bunaltıcı olur.
Yalıtımın mutlaka tüm bina ihtiyacı gözönünde bulundurularak yapılması gerekmektedir. Sadece yaşam mekanlarının yalıtımı, tavan ve taban yalıtımı olmadan doğru yalıtım şekli değildir. Bina ısısının sürekliliğini koruyabilmek için mutlaka ısı kaybı olan tüm alanların saptanması ve yalıtımda göz önünde bulundurulması gereklidir.

Yapıda ısı kazanç ve kayıplarının sınırlandırılması; ısıtma ve soğutma amaçlı olarak tüketilmesi gereken enerji miktarının azaltılması anlamına gelir. Isıtma ve soğutma prosesleri; çoğunlukla sıcak veya soğuk akışkanların ilgili tesisatlar aracılığıyla taşınmasını gerektirir. Termodinamigin 2. Yasası gereği sıcak olan akışkandan ortama doğru veya ortamdan soğuk akışkana doğru enerjinin niteliğini azaltan bir ısı transferi meydana gelmesi kaçınılmazdır. Isıtma ve soğutma sistemlerinin istenen performansla işletilebilmeleri için; bu kayıp ve kazançların miktarı göz önüne alınarak, akışkanın olması gerekenden daha sıcak veya soğuk olarak kullanılması gerekir. Bu durum ilave bir enerji tüketimine neden olur. Yapılarda ve tesisatlarda ısı kayıp ve kazançlarının sınırlandırılması için yapılan işleme “ısı yalıtımı” denir. Teknik olarak, ısı yalıtımı, farklı sıcaklıktaki iki ortam arasında ısı geçisini azaltmak için uygulanır.

Isı yalıtımı yaparak binanın ömrünü uzatmak, kullanıcıya sağlıklı, konforlu mekanlar sunabilmek ve bina kullanım aşamasında yakıt ve soğutma giderlerinde büyük kazanım sağlamak mümkündür. Binaların ısıtılması amacıyla büyük oranda fosil yakıtlar kullanılır. Fosil yakıtların yakılması sonucu yanma ürünü olarak açığa çıkan gazlar, hava kirliliğine ve küresel ısınmaya neden olur. Isı yalıtımı uygulamaları ile konfor koşullarının oluşturulmaşında kullanılan enerji miktarının azalması, küresel ısınma ve hava kirliliğinin artmasını önler. Yapılarda kurallara uygun şekilde gerçeklestirilen ısı yalıtımının bireyler ve ülkeler açısından pek çok yararı vardır. Bunların en önemlisi ısı yalıtımının enerji tasarrufuna olan katkısıdır.